1 Mart 2012 Perşembe

Nostalji koması

Ya benim ruh eşim çoktan öldüyse?Eski şarkılar,eski kıyafetler,eski filmler,eski kitaplar,siyah-beyaz resimler...Ben kendimi bildim bileli duyulmuş-eski'ye özlemle yaşıyorum.Mehmet Rauf'un "Eylül"ünü okurken arkadaşlarımla güzel bir türkçe ile konuşmuşluğum var. Seviyorum çünkü.Sadece mesaj yazmaya ve konuşmaya yarayan bir telefonum,bir mp3üm, bir fotoğraf makinem var.Şimdi hepsi bir arada.Neden?Arkadaşlarımla her çıktığımda, o anın tadını çıkartmak yerine sürekli facebook'a koymak için saçma salak fotoğraf çekmek için mi? Veya otobüste boy friend'imle mesajlaşırken müzik dinleyebilmek için mi? Muhabbetin ortasında hiç çekinmeden çıkarıp şov içerikli telefonla uğraşmak için mi?Neden?Bu alet ne zaman iletişim amacını kaybetti?


Çevremizdeki binalar estetik olduğu iddasıyla yapmacık kıvrımlar,düz renkler,tamamen cam üzerine dizayn ediliyor.Sadece bana mı ürkütücü görünüyor bu görüntü?Tahta ve taşla yapılmış eski binalara aşk var bende.En büyük hayalim şu eski konaklardan birini almak. Bornovada çok var.Yanlarından her geçtiğimde söylemeden duramıyorum "olm bu konağın sahibinin oğlunu alcam lan.körse de topalsa da valla alcam".Ürperiyorum her gördüğümde çok güzeller.


Konsere gitmişliğim nadir.Konserinde şarkılarına ağlayarak eşlik edecek kadar sevdiğim adamların çoğu bu dünyayı terk etti.Hoş, sırf çıkmış olmak için gittiğim Şebnem Ferah "Kadın" albümünden şarkılar söylemeye başlayınca,geç olduğunu iddia eden arkadaşlarıma "gitmicem" diye ağladığım da oldu o ayrı.


Yaklaşık iki senede bir tarz değiştiriyorum.Lisede 90lar modundaydım.Üniversitenin ilk iki senesinde "hatırla sevgili" dizisinin setinden çıkmış gibiydim.Sonraki sene spor giyindim.Bu sene başı tekrar 90lardaydım.Şu aralar tamamen siyah.Bot,deri ceket,siyah kot...Ama asla tiki olmadım olmam.Sözüm meclisten dışarı çok hoş görünmelerine rağmen,toplu halde durduklarında birbirlerinden ayırt etmek mümkün değil.


Kitaplar...Militan olmaya yakın vaziyette siyasetle ilgilenirken annem durumdan hoşnut değildi.Bana onun gençlik yıllarında okuduğu aşk romanlarını verdi.Ön yargımı eski oldukları düşüncesiyle kırdım ve okudum.Gerçekten güzeldi.İnsan analizleri ve tecrübe edilmiş bilgiler içermesiyle o kadar da boş olmadıklarını farkettim.


Siyah rengini sevmem bu yüzden.Asaletini her şekilde koruyor.


Bazıları da bana geri kafalı diyor.Hiç alakası yok.Düşünme şeklimde gayet açık bir insan olduğumu düşünüyorum.Sadece yeni yüzyılın sevilecek pek bir tarafı olmadığını söylüyorum. Neden güzelmiş gibi davranayım ki?Muhabbete dahil olmak için mi?Olmayıversin o da... Ben sevdiğim şeylerle mutlu oluyorum bana yeter.Güzellikleri görmemek için direnmiyorum...


  

8 yorum:

  1. aksine güzellikleri görmek için direniyorsun yazdıklarına bakılırsa :)
    bu arada bende istnabuldaki eski konaklardan istiyorum,konağın sahibinin oğlunun arkadaşlarına haber uçurursun:)

    YanıtlaSil
  2. İstanbul'da da ayağı vardır onların ayarlarız :))

    YanıtlaSil
  3. Altın Çağ mevzularına girmişsin. :)

    YanıtlaSil
  4. Eskilere özlem bende de oldum olası vardır. Bakıyorsun neden böyle diye.. YAşamın, duyguların hatta psikanalizlerin bile en yalın halini görüyor hissediyor hatta bazen hafifçe sana dokundugunu hissediyorsun bazen bu dokunma belli belirsiz oluyor ve yaşamına yansımalar halinde düşüyor.
    İnsanlar sevmek istediklerin sevdiklerin etrafındakiler anlamayanlar yakınlarında olup anlamayanlar...gerçekten ya ruh eşim öldüyse nerden düşürdün bu kaygıyı peşime ?
    İnsanlar o kadar umursamaz ki cama değen buğ damlaları gibi.. ama bilmiyorlar ki günün birinde biri pencereyi açtığında buharlaşıcak..

    Her neyse yazıların çok keyifli ,hafifçe dokundu hislerime ..
    ...o konak sahibinin kızı yok mu kör topal dilsiz fark etmez bende istiyorum =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumunuzu çok geç gördüm affedersiniz. Bu yüz yılın çocuklarının kafası pek karışık,aitlikten uzak.Yazılarım keyif vermiş ya size ben daha da keyiflendim :) Ayrıca o konak sahibinin çocuklarına buradan talip çok, evlendirme programına döndü iş iyice :)

      Sil
  5. Tüm samimiyetimle söylüyorum,bu yazıyı gerçekten kendime çok yakın buldum.
    Eline ve yüreğine sağlık.
    ''yeni yüzyılın sevilecek pek bir tarafı olmadığını söylüyorum'' ^^
    Ben 30ların hemen başında doğmak isterdim.60ları 70leri 80leri doya doya yaşamak isterdim.2000li yılların hemen başındaki yıllardan biri ise öldüğüm sene olurdu.Olmadı,avun avunabilirsen hayallerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2000'leri sevmek çok zor Cemre :) sanırım bir çok kişi de bana katılıyor. Ama aramaktan yorulmamalı,senin gibi benim gibi insanlar birbirlerini bulduklarında tadından yenmez bir ortam oluyor ve s.kayım 2000'lere ben mutluyum diyorsun :))

      Sil